Eczacılardan Sağlık Uygulamalarına Tepki
31 Ekim 2008 Cuma 15:59
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, 2008 Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki aksaklıkların düzeltilmediğini belitti.
"Hastaların ilaca ulaşmasını engelleyen maddeler geçerliliğini hala koruyor'' dedi.
TEİS Genel Başkanı Saydan, 2008 Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki aksaklıkların düzeltilmediğini belirterek, "Hastaların ilaca ulaşmasını engelleyen maddeler geçerliliğini hala koruyor. Bunlardan biri de 4 haftalık tedavi süresini geçen miktarda ilaç içeren büyük ambalajlı ilaçların raporsuz verilmesinin engellenmesi. Bu da yıllardır aynı ilacı kullanan bir hastanın; ilacı 28 tabletlikse bu ilacı alabilmesine, ancak ilacı 30 tabletlik ise 2 tablet yüzünden ilacını rapor çıkartmadan alamamasına neden
olmaktadır" şeklinde konuştu.
Saydan, yaptığı yazılı açıklamada, hastaların yıllardır kullandığı ilacı alamadığı için tepkisini eczacılara gösterdiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın, 2 tablet için ilaçlarını seçme hakkını kaybetmelerini düzenleyen uygulamayı kabul etmiyoruz. Son yapılan revizyon ile vatandaşlarımızın ilaca erişimi engellenmektedir. Devletin derdi 2 tane tablet midir? İvedilikle yapılan bu yanlıştan dönülmesi gerekmektedir. Biz eczacılar ve vatandaşlarımız piyasada bulunan ilaçların içindeki sayıdan asla sorumlu
olamayız" değerlendirmesinde bulundu.
Ecz. Saydan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Sağlık Uygulama Tebliği'nin 12.2. Reçetelere yazılabilecek ilaç miktarı 3. maddesinde yer alan düzenlemesi; '(3) Antiinflamatuar ve antiromatizmal grubu ilaçların solid-oral formlarında büyük ambalaj kapsamına giren ilaçlar, ayaktan tedavide tek uzman hekim tarafından düzenlenen ilaç kullanım raporuna dayanılarak reçete edildiklerinde, en küçük ambalajlı formları ise rapor aranmaksızın reçete edildiklerinde bedelleri ödenir. Bunların dışında kalan ilaçlarda da ayaktan tedavide küçük ambalaj verilmesi
esas olup, aynı dozda birden fazla formu olan eşdeğer ilaçların 4 haftalık tedavi dozunu geçen ambalaj formları için sağlık raporu düzenlenmesi zorunludur' şeklindedir.
Söz konusu madde ile hastalar raporsuz olarak reçeteye yazdırdıkları bir ilacı farkını ödese bile alamayacak duruma getirilmektedir. Örneğin reçetesinde 30 tabletlik tansiyon ilacı yazılı bir hasta fiyat farkını ödese bile yıllardır kullandığı tansiyon ilacını alamayacaktır. Bu da hastaların ilaçlarını seçme hakkını engellemektedir. 1 Ekim'de yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile başlayan sıkıntı 22 Ekim'de yayınlanan revizyonla devam etmekte ve ortaya çıkan bu sorun hastalarımızı mağdur etmektedir.
Hastaların mağduriyet yaşamasına neden olan ilaçların içlerinde 30 tablet veya daha fazla ilaç bulunmaktadır. Danıştay 5. Dairesi'nin 8 .11.2006 tarih ve 2006/4054 esas sayılı kararıyla ilaçlarda tedavi süresini belirleyen uygulamalar için yürütme durdurulmuştur. Bugün yeniden gündeme getirilen 4 haftalık tedavi süresini geçen miktarda ilaç içeren büyük ambalajlı ilaçların raporsuz olarak verilmesinin kısıtlanması Danıştay'ın yukarıda belirtilen kararına açıkça aykırıdır. TEİS olarak vatandaşlarımızın, 2
tablet için ilaçlarını seçme hakkını kaybetmelerine neden olan düzenlemeyi kabul etmiyoruz. Son yapılan revizyon ile vatandaşlarımızın ilaca erişimi engellenmektedir. Tasarruf tedbiri olarak devletin tek derdi 2 tablet midir? İvedilikle yapılan bu yanlıştan dönülmesi gerekmektedir. Biz eczacılar ve vatandaşlarımız piyasada bulunan ilaçların içindeki sayıdan asla sorumlu olamayız. Çünkü piyasada bulunan ilaç kutularının içindeki sayı Sağlık Bakanlığı ve firmalar tarafından belirlenmektedir. İlaçların
içindeki miktarla ilgili bir sorun varsa bu konuyu yetkililer Sağlık Bakanlığı ile görüşerek halletmelidirler, hastaları ve eczacıları mağdur ederek değil. Bu tür yaklaşımlarla ilaç harcamasından tasarruf edilemez. Bu değişiklikle bazı firmaların ilaçlarının satışında sıkıntı yaşanabilir. Firmalar Sağlık Bakanlığı'na başvurup en erken 2 ay içinde Sağlık Uygulama Tebliği'ne uygun tablet sayısında ilaçlarını piyasaya vereceklerdir. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası olarak soruyoruz; bu süre içinde ilacını
alamayan vatandaşın bozulan sağlığının bedeli ne olacaktır? İlaca ulaşım engellenerek, hasta vatandaşlarımızın sağlığı riske edilerek tasarruf yapılamaz."
Kaynak : 
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...