











Raporu tartışmaya 20 dakika ayırmak isteyen Başkan'a parlamenterlerden itiraz gelmesi üzerine Türkiye konusuna 20 dakika yetmeyeceği üzerinde anlaşıldı.
İlk sözü alan Raportör, Oomen raporun içeriğiyle ilgili bilgi verdikten sonra Türkiye'nin her yıl sözler verdiğini ve artık bu sözler yerine eylem görmek istediğini söyleyerek, Youtube'u bile yasaklayan ve aday bir ülkeden beklenmeyecek tutumlar içerisinde olduğunu iddia ettiği Türkiye'den inisiyatif almasını istedi. Oomen'den sonra çeşitli parlamenterler de raporla ilgili düşüncelerini dile getirdi.
Olumlu ve olumsuz yorumların ifade edildiği komitede, bazı ülkelerin fasılları bloke ederken Türkiye'nin ilerlemesinin beklenemeyeceği, AB'den Türkiye'ye karışık mesajların verildiği, Türkiye'nin AB için soğuk savaştakinden bile daha önemli bir stratejik ülke haline geldiği ve Türkiye'nin dış politika konularında son derece başarılı açılımlar yapabildiği dile getirilirken; Türkiye'nin Ankara ek protokolünü artık hayata geçirmesi gerektiği, Türkiye'nin ilerleme sürecinin başarısız olduğu, gerçekleştirilen düzenleme ve reformların kozmetik düzeyde kaldığı ve derine inmediği, imtiyazlı ortaklık konusunun tekrar gündeme gelmesi gerektiği ve hatta müzakerelerin dondurulması gerektiği ifade edildi.
AB-Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, Ergenekon Davası'nın ve davanın sonuna kadar götürülmesinin önemine değindi. Türk kökenli Avrupa Parlamenteri Vural Öger ise, raporda kullanılan dili eleştirerek, "Tüm raporda geçen ifadeler Türkiye'nin hevesini kırıcı üslupta. Ayrıca bir kez dahi 'üyelik' kelimesi kullanılmamış. Sadece müzakereden bahsediliyor. Olumsuz şeyleri sürekli 'not edeceğinize' biraz daha iyimser ve anlayışlı kelimelerle atıf yapsaydınız Türkiye için daha cesaretlendirici
olurdu" diye konuştu.
Öger'e yanıt veren Oomen de, raporun adil ve dengeli bir dille yazıldığını ve raporunun karikatürize edilmesinden hoşlanmadığını söyledi.
